|
rojar wendawrote:
jî payiz
Bablîsok pijiqin birûsk rijîyan pel hatin weşînê terez barîyan ronî bû lehîyek herikî şevan di talya temenê ne jiyayî de... Çûk û teyr qurnisîn hêlîn kirin war ewr û ezman li hev gerandin hewar neçar û merezdar dil ê ber dîwar di talya temenê ne jiyayî de... Ta ya mirinê ket qirka sirûştê cerd û talan li ser ax a bihuştê bêhn a kizûrîyê ji şewt a pûş tê di talya temenê ne jiyayî de... Baz belek bi qasî berê na firin kurm û kêzik neman koç a xwe birin bê hêvî ketin rê an çûn an mirin di talya temenê ne jiyayî de... Av a çem bi şûn de rabû kir xuşîn kî dîtin girîyan girêdidan şîn gelo wê hîn vebin beybûn û berfîn di talya temenê ne jiyayî de.... 08.10.1988 Rojar Wenda
Apr. 7
|
|
|
Bilâl Mardinwrote:
yitik şair
I. Bakışlarımın boğum buğusu sıska bedenimin gölgesince incelip gidende ufka ağar kızıla çalan kederim ansızın sislenir karlı efkârlı dağbaşları bir düğüm düğümklenir ki genzim hıçkırıklarım yayılır camkırıkları gibi Yurdumun gözlerden uzak gönlüme yakın tenha vadilerinde Ne çok insan vurulmuştur çığlıkları yayılıp susmuştur her bir infazın sahipsiz sığınaksız vakitlerinde... Sellerce derelerce nehirlerce kopar gider göz yaşlarım dilimde esmer bir türkü titrer Kaç ömürdür süren ağıdıma yine kaldığım yerinden başlarım... Sesime dolanır hayâlimdeki sevgilinin saçları Sesimde susuz yağmursuz çıplak dağlarımın kayaları...otları...ağaçları... II. Güneş ufka çekilende son ışıklarını düşürür bir gülün kızıl kıyamet yapraklarına bir sevgilinin bir sevgiliyle vedalaşması gibi birer buseyle dokunur dallarından budaklarına Güneş ağlamaklıdır ışığı kanamaktadır dudaklarına... III. Olur da hani bir gün apansız zamansız öldüğüm çalınırsa kulaklarına dilin ilk hangi sözcüğe dönecek sesin ilk hangi şarkıya titreyecek dudağın hangi kelimeye tökezleyecek Ve ellerin ellerimsiz kaldıklarında varıp kimlerin kırılası ellerine değecek?... Dökülmekten artakalan saçlarımda ağaran bir hüznün kısa öyküsüdür seninle yaşadığımız Yitik bir ülkenin yitiklerinin yitiğiyim ve ne zaman ekmeğe ve aşka dair söylense ikisine adanmış mısraların adı-sanı duyulmamış şairiyim... Bilâl Mardin
Apr. 4
|
|
|
adsızwrote:
Seni seviyordum ve senin haberin yoktu.
Saçlarını izliyordum uzaktan, burnun herkesten başkaydı işte. gülen gözlerin vardı Sen bilmiyordun, ben seni seviyordum. Kalbime sığmıyordu aklımdan geçenler her şeyi erteleyişim oluyordun Ben seni seviyordum, bilmiyordun. Sevinçlerim oluyordun arasıra, sen hiç bilmiyordun ama Sonra herhangi biri oldun Bütün sevinçlerim bittikten sonra yüreğime bir hançer saplandı Sonra bir gün uzaktan gördüm seni Saçların İşte yine aynı... Kalbimi acıttın. Her zamanki gibi. Ve sen yine bilmiyordun. slm hayırlı günler saygılar
Mar. 11
|
|
|
Bilâl Mardinwrote:
çeyrek adam
I. Gel sol yanım!... gel de hasbihal eyleyelim bir zaman hesabını tutalım yitiklerimizin.... Hesapsız sevmenin muhasebesini hangi kalem yazar hangi deftere sığar?... Bizi ayrı diyarlara sürükleyen bir köpüklü ak dalga mı? ne ki bir kibrit çöpü acziyetine düşmüşüz.... Bizi ayrı iklimlere savuran bir rüzgar mı ne ki bir yaprağın sarartısına bürünmüşüz?... Hayalim yarim!... Öyle bir soluyorum ki her nefesimde seni seninle olmak bile bu soluğun yanında hikaye kalır bir bilsen ismini tesadüfen bir şarkıda duyunca bile beni nasıl bir boğumluk ağlamak alır... Bir yanımı değil Her yanımı yitirdim ardından şimdi ayakta bir canlı ceset gibiyim Hayalim yarim!... Bu halimle yokluğunun hiç yoktan yok olmuş varla yok arası sahibiyim... Gel be sol yanım! gel de omzuna düşürelim başımızı bir yalçın kayalığın Gel de çanına ot tıkayalım artık canımıza okuyan şu rezil ayrılığın... II. "Erkekler ağlamaz"lar ya! erkek yanımı geçtim insan yanımla yanıyorum sana ben Ah yarim! kaç kere eyvah yarim! artık yanacak bir şeyim de kalmadı bilsen... iki sevgili yürürken yakalanır bakışlarıma Ya Rabbim!... derim Yağmaya başlarlar yokluğuna kederlenen gözlerim... Şimdi derim; onlar biz olsak ne olurdu en fazla sarılırdım sana sonrasında zaten muhtmelen kalbim dururdu... Hayalim yarim!... şimdi de ağlıyorum sana yazarken buna şimdi okudukların ve yüceler yücesi Rabbim tanıktır sen giderkenki çocuklar şimdilerde dede oldular bu ne geçmez bir acı bu ne onulmaz yara bu ne keşfedilmemiş bir hastalıktır?... III. Bir güneş daha gerek sesimi yakmaya artık tahammülüm kalmadı her gün aynı patikanın ucundan köşede kaybolup gidişinin ardından bakmaya... Hayalim yarim!... Türküler Hayalim yarim!... şiirler Hayalim yarim!... şarkılar yetmiyorlar seni kalbimin kucağından sessizce ağlıyorken bırakmaya... IV. "Zaman her şeyin çaresi"ymiş Gelgelelim bana çare değil çaresizlik oluyor seninle kopan her damarım artık vücuduma kangren mikropları salıyor... Hayalim yarim! Sana dalıyor göz yumuşlarım ve beni boğasıya bir ağlamak alıyor ve geride yokluğunla varla yok arası bir çeyrek yamalak adamcağız kalıyor...
Feb. 25
|